22 Temmuz 2009 Çarşamba

Rijkaard, Genç Yetenekler, Sistem vs...



Öncelikle başlıktaki konular hakkında birşeyler yazacağımı düşündüğünüz için yanıldınız.Ama üzülmeyin, daha yeni açılımlara ulaşmaya çalışacağım sizlerle.
Artık bu sistem vs. ne ise bu sezon, bizi müthiş bi futbol deneyimlemesi bekliyor.Aslında bir yandan da "Türk'ün ateşle imtihanı" tadında ateşle kimin oynayacağını göreceğiz,kendimize de bir ayna tutmuş olacağız..
Ne olursa olsun teknik ekibimizin kapasitesi geceleri rahat uyumamı sağlayacak.
Kendi adıma elimden geldiğince sabırlı ve hoşgörülü olacağım takımıma karşı.Sıkıntılı süreç boyunca gerektiğinde medyaya kulak tıkayacağım,sağda solda takılanlara gülümseyeceğim(son gülen hesabı) ama hepsinden önemlisi egomu kontrol altında tutmaya çalışacağım.
Sabırla futbolun güzelliklerinin geleceği günleri bekleyeceğim,bu arada istenilenler olamaya başladığında sarı-kırmızı formamla o şenliği keyifle izleyeceğim.
Umarım çok beklemeyiz...

18 Haziran 2009 Perşembe

Hafızamızdaki Futbolcular ; Ali Lukunku

Asıl adı, Maboula "Ali" Lukunku'dur.

Kongo asıllı Fransızımızın(hakikaten çok fıransızdı...) transferi için o zamanın parasıyla Galatasarayımızdan yaklaşık 2 milyon 200 bin dolar çıktı.27 yaşındaydı,fiziği ve hava hakimiyetiyle göz dolduruyordu...Keşke sadece göz doldurmasaydı,çünkü taraftarların ondan fazlasına ihtiyaçları vardı.

Hayatım boyunca birçok futbolcuyu izleme imkanım oldu,ama böyle bir futbulcuyu izleme deneyimden bizleri mahrum bırakmamak, dönemin Galatasaray yöneticilerinin uçan sineği bile transfer etme politikasıyla örtüşünce hiç beklenmeden kulübü Standart Liege'nin kapısı çalındı.

Önder Turacıyı izlemek için gidilen ancak kendisinin alınmasıyla son bulan ilginç transfer öyküsünde, akıllarda kalan pek de fazla birşey olmamıştı aslında,soru işaretlerinden başka...

Hafızamızdaki Futbolcular


Bazen muhabbetimizin saatlerce mezesi olur eski futbolcular.Eski derken ne onlar gerçekten eski, ne de ben çok yaşlıyım;hiç yaşlı değilim desem bile yeri.


Bu yazın macerasında "hafızamızdaki futbolcuları" aralıklarla sizinle paylaşacağım.


Sizi de alıp götürmektir dileğim ey okuyucu...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Hafif Başlangıç Tabağı;Buyrun

Hepimiz çocukken ayaklarımızı meşin yuvarlağa dokundurmuşşuzdur.Ki çoğu zaman bu meşin yuvarlağın temsili bazen bir taş parçası bazen bir kola kutusu bazen de bir kozalak olmuştur.Ama heyecanı aynı heyecan,tadı aynı tat.

Futbolun cazibesi sadece ne ayağa dokunduğu anda vücudunuzu saran heyecanla,ne milyonların sizi izlemesinde ne de buradan kazanılacak milyon dolarlardadır.Bana kalırsa tarif edilemez,kıyası da zordur.Toprak sahalarda taş taş üstüne koyularak yapılan kalelerden,tribünde 120.000, ekranlarda milyonların seyrettiği stadlara futbol,her yerde ve her zaman futboldur.Çeker insanı,sürükler.Bazen üzer, ağlatır;bazen en unutamadığımız seviçleri yaşatır.

Kimilerine göre bir canlıya olan aşktan öte,kimilerine göre top ve peşinde koşan 22 kişidir.Her ne olursa olsun futbol bir dünyadır aslında...